Ürünlerimizde kullandığımız Unun hikayesi

“Balıkesir ilinin dağ yöresi olarak bilinen Dursunbey Kepsut ilçe sınırı Sarnıç köyü, Suçıktı mevkiinde dedelerimizden kalma en az 150 yıllık geçmişi olan su değirmenini akrabalarımızdan 2009 yılında kiraladım. Atıl durumda olan bu su değirmenini restore ederek faaliyete geçirdim.

Dursunbey bölgesinin Türkiye’de organik ve doğal tarıma en uygun bölge seçilmesinde sonra bu durumu değerlendirmek istedim. Önce üretici köylülerle iş birliği yaparak yetiştirdikleri ürünlerde gübre ve zirai-kimyasal ilaç kullanmadan tamamen yerel tohumlarla üretim yapmaları için üreticileri ikna ettim. İlk yıl 3 üretici ile başladım. Şuan 16 üretici köylü ile tamamen yerel tohumlarla ilaç ve gübresiz olarak mahsul yetiştirmekteyiz. Bu ürünlerin üretim süreçlerini bizzat takip etmekteyim. Elde edilen hasadı su değirmenimde yüzde 100 doğal ve katkısız olarak tam buğday ununa dönüştürüyorum. Yine yerel tohumdan ilaçsız ve gübresiz olarak nohut üretimi yapıyorum.” diye anlatıyor

Halil Ayar; Ayar Su Değirmeni sahibi

Anadolu'da 10 bin yıldır tüketilmekte olan buğday neden son birkaç yıldır kötülenir oldu? Tüketilmesi tavsiye edilmez, hatta tüketmeyin denir oldu? Gluten hassasiyeti ile ile başlayıp ALS, çölyak, anksiyate, otizm, diyabet, haşimato, troid, kanserler gibi devam eden bir takım hastalık adları hayatımıza girdi ve yediğimiz ekmek, un bunun sorumlusu oldu? Suçlu buğday mı?


Suçlu buğday mı bilmiyorum ama şunu kesin olarak biliyoruz ki; yaygın olarak ekilen buğday artık Anadolu'nun eski geleneksel buğdayı değil. Verimlik ve maliyet adına rağbet edilen modern yani GDO'lu yani hibrit yani cüce (dwarf) buğdaylar, Geleneksel buğdaydan 4 kat fazla kromozom 6-7 kat fazla glüten oranlarına sahip. İnsanoğlu belki binlerce yıl içinde bu buğday türüne de uyum sağlar bilemeyiz ama şimdilik insan vücudu kendi kromozom sayısının kat be kat üstünde kromozom sayısına sahip bu buğdayı kullanamıyor. Sonrasında da işte bu adını bile anmak istemediğimiz hastalıklar geliyor.


Bu nedenledir ki bizim mottomuz


Yerel & Yöresel & Doğal & Temiz & Geleneksel


Ürünlerimizde kullandığımız Tam Buğday Ununu (Kara Değirmen Unu), piyasadaki kepekli unlar gibi kepek ve un karışımı değil, doğal bir üründür. Farkı nedir: bu fulamaları nedeniyle düşük kalitededir. Bu buğdaylardan yapılan unlar, belirlenen standartlara yükseltebilmek için çeşitli kimyasallar ile harmanlamaktadır ve doğal bir ürün olmaktan oldukça uzaktır. Fabrikalarda kullanılan buğdaylar ülkemizdeki yaygın yanlış tarım uygulamaları.... una katılan katkı maddelerini burada sayarak olumsuzlukları öne çıkarmak istemiyorum. Kısa bir internet araştırması yapılarak unun içinde ne tür katkılar olduğu bulunabilir. Bizim kullandığımız unun öğütme biçimi olan su değirmeninin farkı şudur ki; yukarıda anlatılan buğday kalitesi dışında un üretim sürecinde de kendini gösterir. Buğday, fabrikasyon üretimde olduğu gibi yıkanarak değil sadece elendikten sonra iki değirmen taşı arasında ezilerek un haline getirilir. Bunun için kullanılan buğdayın yüksek kaliteli sert buğday olması gerekmektedir. Buğday bu özelliği taşımıyor ise zaten taş arasında ezilemez. Bundan dolayı da buğdayın doğallığı, vitamin ve mineralleri değirmen ununda aynen korunur.

#sudeğirmeni #doğalkepekliun #alaçatı #kapıteslimyemek #sağlıklıyemek #sıcakot #ılıca #sarma #mantı #sağlıklımantı #zeytinağacı #eldeaçmabörek #sağlıklıbörek #dolma #ihsaniyesiyezbulguru #egeotları #adreseteslimhazırgıda #zeytinyağı #germiyanyalısı #hazırkoliyemek #sağlıklıgıda #sağlıklıhazırgıda #eveteslimhazırgıda #kapıteslimhazırsağlıklıyemek #vejetaryen #hazırsağlıklıyemek #temizgıda #vejeteryan #otkavurma #zeytinyağlı #elyapımı #hazırgıda #evyapımı #zeytinbahçesi #butikzeytinbahçesi #eveteslim #börek #yöreselyemek #yerelyemek #siyez #otyemekleri #egeyemekleri #zeytin #siyezbulguru #evyemekleri #çeşme #bulgur #ıldır #izmir #Gnocchi #Tortellini #Agnolotti #Ravioli

Tanıtılan Yazılar
Yazılar Çok Yakında Burada
Birazcık daha sabır.
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara